| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
film izle - Sinema izle - Pc ps3 xbox wii oyunları - Klip izle

Ankara Haber | Ankarahaber

ankara haber, son dakika ankara haber,haber, ankara,son dakika

28 "mersin haber" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"mersin haber" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 

Soluduğumuz havadaki gizli düşman

ankara haber

Polenlerin aksine soluduğumuz havada tüm yıl boyunca bulunan küf alerjisinden korunmak için nemli ortamlardan uzak durun. Evinizin yerlerini ıslak bırakmayın...

İçinde bulunduğumuz kış mevsiminin şu ilk günlerinde, allerjik göz hastalıklarından saman nezlesine, cilt alerjilerinden astım ve allerjik zatüreye kadar pek çok allerjik hastalığa bağlı şikayetlerin artış göstermesinde, soluduğumuz havadaki küflerin çok önemli rolleri vardır.

KÜF NEDİR?

Küfler, sıcak, rutubetli ve karanlık ortamlarda üreyen bir mantar türüdür. Alerjik hastalıklara, küflerin spor ismi verilen ve solunum havasına karışan küçük tanecikleri neden olurlar. Her küfün daha çok ürediği bir mevsimi vardır, ama alerji yaratan küflerin bir çoğu sonbaharın ilk günlerinde daha çok üremektedirler. Küfler doğada çok bol bulunur.

Toprakta, saman, tohum, hububat ve ağaçlarda çok miktarda küf vardır. Küfler güneş görmeyen yerlerde daha iyi ürerler. Küfler, polenlerin aksine soluduğumuz havada tüm yıl boyunca bulunurlar. Sadece kar toprağı tamamen kapladığı zaman havada küf bulunmaz.

Küfler evlerimizde çöp kaplarında, banyolarda, bulaşıkta, kirli ve ıslak çamaşırda, halılarda, şilte ve yastıklarda, bodrum ve tavan arası gibi karanlık ortamlarda çokturlar. Son yıllarda yaşama stilimizdeki değişiklikler (daha etkili izolasyon, banyo ve duşların daha çok kullanılması, yeni yemek pişirme yöntemleri, evlerin iyi havalanmaması...) evlerdeki nemliliği artırarak küflerin çoğalmalarını kolaylaştırdı.

Binlerce türleri olan küflerin sadece bazıları allerjiye neden olurlar. Bunlar içinde en iyi tanınanları aspergillus, cladosporium, alternaria, mukor ve penicillum’dur. Yiyeceklerdeki küfler, örneğin beyaz peynirdeki mavi-yeşil küflenme çok nadiren bir allerjik reaksiyona yol açabilir.

KÜF ALERJiSi NASIL ANLAŞILIR?

Küf allerjisinin saptanmasında başlıca iki yöntem var. Bunlardan en basit ve kolay olanı allerjik deri testleri. Bu yöntemde, kişinin ön kolunun iç yüzüne küflere ait allerjenler damlatılarak deri küçük bir iğne ile çizilir. Alerjisi olan kişilerde 20 dakika içinde o noktalarda kızarma ve kabarma oluşur. Diğer yöntem ise, kanda küflere karşı oluşan IgE sınıfı antikorları ölçülmesine dayanır.

Hayatınızı kolaylaştıracak önlemler

Ev dışındaki önlemler:

Nemli ortamlardan ve ağaçlıklı yerlerden uzak durmalı

Ahır, kümes.. gibi kapalı ve havasız yerlere girmemeli

Çayır, çimen biçmek, tırmık yapmak... gibi işlerden kaçınmalı Ev içindeki önlemler:

Evlerdeki rutubet ve ıslaklık azaltılmalıdır. Bunun için merkezi air-condition sistemleri en uygun yöntemdir.

Çıplak zeminler tercih edilmeli. Islak halı ve kilimler küflerin üremesi için ideal ortamlardır. Nemli duvar kağıtlına da dikkat edilmeli.

Evdeki saksı çiçekleri de küfler için uygun üreme alanları olduğu için, yatak odalarında ve hatta evin hiçbir yerinde saksı bulunmamalıdır.

Herkes uyurken az veya çok terlediğinden yastıklar ıslanır ve özellikle de köpük kauçuk yastıklarda küfler üreyebilir. Yastık ve yatak şiltelerinin özel bir kılıfla kaplanması yararlı olur.

Nemli duvarların seyreltilmiş çamaşır suyu veya muriatik asitle yıkanması küf üremesini engelleyebilir.

Banyo küveti, lavabo, duş ve tuvaletler hiç ıslak ve kirli bırakılmamalıdır.

Mutfaktaki buhara karşı havayı dışarı çeken aspiratörler çok uygundur.

Çöpler dışarıda kalmamalı, plastik bir torbada kapalı olarak tutulmalıdır.


 

 
 
 

Koku körü olunur mu?

ankara haber

İnsan yaşamında kokunun önemi sanıldığından daha fazladır. Koku alabilmek kişiye kendini iyi hissettirmenin yanı sıra zehirli gazlardan uzak durarak hayat kurtarabildiği gibi bozulmuş gıdalardan zehirlenmeyi de önlemektedir. Çiçeklerin, sabun, deterjan, çamaşır, tıraş losyonu, şampuan gibi ürünlerin hatta ev, ofis gibi mekanların güzel, ferah kokması aranan bir özelliktir. Bu sayede parfüm endüstrisi dünya çapında çok büyük rakamların döndüğü dev bir sektördür. Peki güzel kokmayı, koklamayı yani koku alma duyumuzu bu kadar özel ve önemli kılan nedir?

Kulak Burun Boğaz Doktoru, Op. Dr. Atilla Şengör, “Koku almanın önemi ve koku kayıplarının kayıpları” hakkında bilgi verdi.

İnsanların koku alma duyusu düşünüldüğünden daha işlevsel özelliktedir. Hoş bir koku aldığımızda farklı bir hazla kokunun kaynağına yönelebiliriz. Bazen aldığımız koku bizi çocukluğumuza götürür ve bir an için zamanda yolculuk yapmış gibi hissederiz. Bu durum koku duyumuzun, duygularımız ve de özellikle hafızamız ile bir şekilde ilişkili olması ile açıklanabilir. Ayrıca yemeklerden aldığımız tadın pekişmesini sağlaması da, kokunun önemli bir özelliğidir. Bunların dışında, koku alabilmenin kişiyi koruyucu etkileri de vardır. Koku almak, sürekli olarak soluduğumuz havanın kalitesine göre duman ve zehirli gazlardan uzak durmamızı sağladığı gibi; örneğin yanık kokusunu alarak bir yangından veya ekşi kokusuyla bozuk bir gıdadan sakınmamızı da sağlar. Sosyal yaşantımızda ise banyo yapıp yapmamamız gerekliliğini bize bildirir. Görme, işitme, duyma, tat alma gibi koku duyumuz da çevrede olan olayları algılamamızı ve ilişki kurmamızı sağlar.

Her on insandan birinde herhangi bir nedene bağlı olan koku alma bozukluğu var

Koku alma sırasında koku molekülleri her iki burun boşluğunun yukarı bölümünde bulunan o tarafa ait koku sinirlerini uyarırlar. Ancak buralardan gönderilen koku sinyalleri beyinde bulunan her iki koku merkezine de iletilirler. Bu nedenle tek taraflı koku bozukluğunu fark edemeyebiliriz.

Koku kayıplarının nedenleri nedir?

Tıbbi adıyla “anosmi” dediğimiz koku kaybı veya halk arasında bilinen adıyla “koku körlüğü”, nedenine bağlı olarak geçici veya kalıcı olabilir. Geçici koku kayıpları sıklıkla nezle, grip, sinüzit ve alerji gibi nedenlere bağlıdır. Diğer olası koku kaybı nedenleri arasında burun-sinüs problemlerine de neden olabilen; büyümüş geniz etleri, burun etleri (nazal polipler), burun eğrilikleri, konka şişmeleri ve sigara kullanımı bulunur. Burun içerisindeki ufak anatomik bozukluklar, bulundukları yere göre önemli ölçüde hava akımını etkileyebilirler ve alınan havanın koku bölgesine ulaşmasını engelleyebilirler. Bazı ilaçların yan etkileri, kemoterapi, toksinler ve kimyasal maddeler de koku alma bozukluklarına neden olabilirler.  Ayrıca yüz ve burun yapılarına olan travmalar, bazı tümörler (burun, ön beyin, hipofiz bezi), geçirilmiş ameliyatlar ve virüs infeksiyonları ile epilepsi (sara), alzheimer ve parkinson gibi nörolojik hastalıklar; sitemik hastalıklar ve psikiyatrik hastalıklar yine koku kayıplarına neden olabilirler. Bebekler nadiren koku bozukluğu ile doğarlar (konjenital anosmi). Bazı kalıtımsal hastalıklar buna neden olurlar. Koku kaybının nedeni bazen de belirlenemeyebilir.

Yaşlılık da koku kaybına neden olabilir
Bu durum koku almayı kontrol eden sinirlerin de yaşlanması ve bozulması nedeniyle olur. Beraberinde tat duyusu da bozulabilir. Üstelik tat kaybı da varsa iştahın azalmasına ve beslenmenin de bozulmasına yol açar. Ayrıca tadı artırmak amacıyla fazla tuz ve şeker kullanımı nedeniyle tansiyon veya diyabet gibi hastalıklar açısından özellikle tehlikelidir.

Ortada bir şey yokken kokular almak mümkün müdür?
Bazı sinüzit hastaları yanık kokusu veya kötü bir koku aldıklarını belirtirler. Ancak bu kokuyu kendilerinden başkası algılayamaz. Bu duruma “Fantosmi” veya “koku halüsinasyonu” adını veriyoruz. Yapılacak endoskopik değerlendirme ve yardımcı olabilecek bazı filmler ile bu durum tespit edilebilir. Ayrıca beynin koku algılayan bölümlerinde oluşabilecek bölgesel sara nöbetleri ile de olmayan kokuları duyan hastalar mevcuttur. Bu durum bazı tümörler veya nörolojik bozukluklara bağlı olabilmektedir. Bundan başka “Parosmi” diye adlandırılan, bir şeyin kokusunun başka bir şeymiş gibi algılanması durumu da vardır. Örneğin muz kokusu, çürümüş et kokusu gibi algılanabilir.

Kalıcı koku kaybına dikkat!
Detaylı bir sorgulamayı takiben yapılacak endoskopik muayene ile koku alma bölgesine havanın ulaşmasını engelleyebilecek bozukluklar tespit edilebilir. Ayrıca bunun yanında, bazı görüntüleme yöntemleri ve tetkikler yardımcı olarak kullanılabilir. Çeşitli koku testleri ile koku kaybının düzeyi belirlenebilmekle birlikte henüz her yerde bulunabilen bir yöntem değildir. Alerji, sinüzit, burun eğrilikleri ve polipler gibi burun-sinüs problemleri tıbbi yöntemlerle veya ameliyatla tedavi edilebilmektedirler. Ancak son çalışmalar, çok ağır ve uzun süreli sinüziti olan hastaların koku bozukluğunun tam olarak düzelemeyebileceğini işaret etmektedirler. Bu nedenle sinüs hastalıklarının tedavisi geciktirilmemelidir. Bazı sistemik veya nörolojik kökenli hastalıkların ise diğer branş hekimleriyle birlikte izlenmesi gereklidir.

 
 
 

Bol bol egzersiz yapın

ankara haber

Düzenli yapılan orta şiddetteki ılımlı egzersizlerin hastalıklardan korunma, hastalık halinden kurtulma ve yaşam kalitesini yükseltmede önemli rol oynadığı bildirildi.

Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kürşat Karacabey AA muhabirine yaptığı açıklamada, egzersizin hastalıktan korunmada etkin rol oynadığını ve sağlığı olumlu yönde etkilediğini bildirdi.

Egzersizin fiziksel olduğu kadar ruhsal sağlık için de önemli olduğunu, yapılan araştırmaların egzersiz yapan kişilerin yapmayanlara göre pek çok açıdan daha sağlıklı olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Karacabey, şöyle konuştu:

''Osteoporozun gelişimini yavaşlatmak açısından egzersiz çok etkili. Kadınların ergenlik çağından önce egzersize başlaması gerekiyor. Bu dönemden itibaren kemik kitlesi artar. 20-30 yaş arasında kemik kitlesi artışı sabitlenir.

Düzenli ve bedeni çok fazla yormayacak egzersizler çok ileri yaşlardaki kişiler için bile faydalıdır. Jogging, yürüyüş, aerobik step, dans, tenis ve basketbol gibi egzersizler kemik kitlesinin sağlıklı gelişiminde önemli rol oynar ve kemik kitlesinin maksimal düzeye ulaşmasına katkı sağlar.''

Karacabey, bilimsel çalışmaların düzenli egzersizin kan akımını düzenlediğini ve korumaya yardımcı olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Durağan yaşam tarzı sürdürenlerin, sporculara göre yüzde 35 daha fazla hipertansiyon riskine sahip olduğunu dile getiren Karacabey, şunları anlattı:

''Ayrıca klinik ve deneysel çalışmalar düzenli ve ağır olmayan egzersizin üst solunum yolu enfeksiyonu sıklığının azaldığını göstermiştir. Ayrıca bu tür egzersizlerin türü kalp hastalığı, şişmanlık, insüline bağlı olmayan diyabet, yüksek tansiyon ve osteoporoz gibi hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde, vücut ağırlığının kontrolü ve organizmanın strese karşı direncini arttırmada önemli rol oynadığı ispatlanmıştır. Egzersiz hastalıktan korunmada etkin rol oynar, sağlığı olumlu yönde etkiler''

-''HAYATA DAHA MUTLU BAKAR''-

Karacabey, egzersiz yapan kişilerin kendisini daha enerjik hissettiğini, tembellikten uzaklaştığını, sakinleştiğini ve hayata daha mutlu baktığını ifade etti.

Egzersiz yapmanın öz saygının gelişmesinde etkili olduğunu, organizmayı bedensel ve ruhsal streslerin yıpratıcı etkisinden koruduğunu ve kişilerin kendisine güvenini arttırdığını dile getiren Karacabey, şöyle devam etti:

''Düzenli ve etkili egzersiz, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için hastalıklardan korunmanın, tedaviyi desteklemenin ve yaşam kalitesini arttırmanın en ekonomik yollarından biri. Bu konuda başta ailelere ve eğitim kurumlarına büyük görev düşüyor. Hastalanma risklerini azaltmak ve sağlıklı kalabilmek için organizmamızın doğal savunma sisteminin kuvvetlenmesi gerekiyor. Bu açıdan vücudun doğal savunma sistemini düzenli egzersizlerle güçlendirmek önemli.''

Karacabey, egzersizlerle güçlenen bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı vücut direncini arttıracağını, hastaların iyileşme süresini kısaltacağını ve iş verimini yükselteceğini vurguladı.

Yürüyüş ile düşük ve orta hızlı koşuların en ideal egzersiz türleri olduğunu dile getiren Karacabey, egzersizin şiddeti ve süresinin her yaş grubu, cinsiyet ve kişilerin fiziki yapılarına göre değişebileceğini sözlerine ekledi.

 
 
 

Dikkat! Gargara kanser yapıyor...

ankara haber

Alkol içeren gargara sıvısı ölümcül bir kansorejen madde içeriyor.

Profesör Michael McCullough ve ekibinin yaptığı araştırmalara göre marketlerde en çok satan ve içerisinde alkol içeren gargara sıvısı ağız içi oral kanser yapma riski taşıyor. Sıvı içerisindeki Ethanol, kullanıldığında ağız içerisinde çok kolayca tahribat yapıp kansere yol açıyor. Profesör Michael, gargara sıvılarının sadece doktor gözetiminde ve kısa süreli olarak kullanılması gerektiğini söyledi.

 

 
 
 

Simpsons ailesi İslamofobia ile savaşacak

ankara haber

Amerika’da yayın yapan Fox TV, Amerika'da hızla yayılan İslamofobia ile mücadele amacıyla yeni bir dizi başlatıyor. Dizide ‘The Simpsons’ adlı çizgi film kullanolacak.

Amerika’da sağcı eğilimiyle ve Bush’a olan desteğiyle bilinen meşhur TV kanallarından Fox TV, Amerikan toplumundaki İslamofobia ile mücadele etmek amacıyla yeni bir TV dizisi yayınlayacağını açıkladı. Fox TV’nin bu adımı ülkedeki İslami sivil toplum kuruluşları tarafından memnuniyetle karşılandı.

Amerikan Fox şirketinin yayınlayacağını duyurduğu dizi film, Türkiye’de yayınlanan ve Türk seyircisinin de yakından tanıdığı The Simpsons ailesi adlı çizgi film. Çizgi filimin yeni bölümlerinde Simpson ailesi, mahallelerine yeni gelmiş ve İslam karşıtı duygulara maruz kalmış Beşir adlı çocuğun ve ailesinin yaşadıkları anlatılacak.

Beşir’in yan komşuları, onların bir terör saldırısına karıştıklarına inanıyor ancak bunu iddia eden kişinin kardeşi, aynı zamanda Beşir’le arkadaşlık ettiğinden diğer çocukların sıkıştırmalarına ve saldırılarına karşı Beşir’i koruyor.

CAİR FOX TV’YE TEŞEKKÜR ETTİ

Öte yandan Amerika’da faaliyet gösteren CAİR adlı kuruluş, komedi dizisinin yayınlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, bu diziyi yayına koyan Fox TV’ye de teşekkür etti.

CAİR adlı ABD’de Müslümanlara ait önde gelen kuruluş, dizinin Amerikalılara ortak yaşamın mümkün olabileceğini güzel bir şekilde gösterdiğini ve komşuları yakından tanıyarak bir çok yanlışın önüne geçilmesinin mümkün olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Programın yapımcısı olan kişiye gönderdiği mektupta CARE, dizinin Amerika’yı büyük devlet yapan şeyin aynı zamanda bu bir arada yaşamayı ve hoş görüyü mümkün kılan anlayışı benimsediğini belirterek, Müslümanların bu ilkeyi günlük yaşamlarında her gün uyguladıklarını ancak bunun görülmediğini ifade etti.

CAİR’in icra müdürü Nihad Ivad ise yaptığı açıklamada, bunun Amerikan toplumundaki fanatizm ve ırkçılıkla mücadelenin en iyi yöntemlerinden biri olabileceğini dile getirdi.

Milyarder iş adamı ve medya İmparatoru olan Robert Murdoch’a ait Fox TV’nin bağlı olduğu şirketler grubu içerisinde, National Geographic, New York Post ve Weekly Standart gibi bir çok dergi, günlük gazete, televizyon bulunuyor.

 

 
 
 

Milyonlarca Müslüman Arafat'ta

ankara haber

Arafat Dağı ve etrafı manşer meydanını andırıyor. Milyonlarca Müslüman "Lebbeyk" nidaları ile yeri ve göğü inletiyor.

İnsanlığı ortak bir hedef doğrultusunda bütünleştiren hac ibadeti, milyonlarca Müslüman tarafından ifa ediliyor. Allah’a yaklaşarak maddi ve manevi bir arınma mücadelesi, Allah’tan uzaklaştıran bütün ihtiyaç ve arzulardan sıyrılma, şirki terk edip tevhide varmanın serüveni olan hac, güç, servet, milliyet, ülke ve ırklarla ayrışmış olan insanlığın kendisini yeniden keşfetmesi için ilahi bir şans niteliğinde.

İnsanoğlunun Allah’a doğru gerçekleştirilen seferi olan hac, Hz. Adem ve Havva’dan bu yana varoluş serüvenimizin de bir özeti gibi. Hangi milliyet ve ülkeden olursa olsun, dil ve renk ayrımı olmaksızın, tüm dünya Müslümanlarının kendilerini tek bir fert olarak algıladıkları ve bir mahşer bilinci içinde aşk ve inançla Allah’a kulluk etmenin tadına vararak özgürleştikleri ve tevazuyu keşfettikleri bu kutsal sefer, İslam dünyasına maddi ve manevi gelişmeleri müjdeliyor.

Gece Müzdelife'de gececek

Arafat vakfesi için hacı adaylarının intikalleri tamamlandı. Mekke'nin yaklaşık 25 kilometre güneydoğusunda bulunan geniş alan olarak bilinen Arafat'ta vakfe yapacak olan hacı adayları, otellerden bölgeye intikal etti. Konakladıkları mekânlar Arafat'a yakın olan bazı ülke vatandaşları, yürüyerek Arafat'a ulaşırken, Türk hacı adaylarının nakilleri ise 3 bölüm halinde gece yarısına kadar sürdü.



Arafat'ta kurulan çadırlarda kalan hacı adayları, belirlenen zaman içinde (arefe günü, güneş, tepe noktasından batıya yönelmeye başladığı andan batana kadar) ihramlı olarak Arafat'ta kalacaklar. Arafat vakfesini tamamlayan hacı adayları, ardından Arafat ile Mina arasında bulunan Müzdelife'de vakfe yapacaklar.

Daha sonra Mina'ya yürüyecek olan hacı adayları, ülkelerine göre kafileler halinde şeytan taşlayacaklar. İlk gün gerçekleştirilecek şeytan taşlama (akabe cemresi) ve kurban kesiminin ardından tıraş olup ihramdan çıkacak adaylar, hacı olacaklar. Daha sonra ziyaret ve veda tavafları yapılacak.

Tüm tedbirler alındı

Öte yandan, yerel yetkililer, Arafat vakfesi için gerekli tedbirlerin alındığını bildirdiler.Arafat bölgesindeki trafikten sorumlu yetkililer, intikalleri kolaylaştırmak için çalışma yapıldığını, özellikle bağlantı noktalarında yapılan düzenlemelerle daha kolay bir ulaşım sağlanacağını bildirdiler.

Sivil savunma yetkilileri de Arafat, Müzdelife ve Mina'ya intikallerin gelişmiş teknoloji ile donatılan merkezlerden takip edileceğini, olası durumlarda saha görevlileri aracılığı ile sevk ve idare sağlanacağını bildirdiler. Bu arada, Mekke'de dün sabah saatlerinden itibaren yoğun bir trafik gözleniyor. Araçlar trafikte uzun kuyruklar oluştururken, çok sayıda yaya grup, trafik içinde ilerlemeye çalışıyor.

"Hac Arafat'tır"

Haccın temeli sayılan Arafat’ta bir süre durmak, vakfe ibadetinin yerine gelmesine yetiyor. Kelime manası olarak “durmak” anlamına gelen vakfe’de, süresi içinde orada bulunamayanlar o sene hacca yetişememiş sayılıyor. Hz. Peygamber’in “Hac Arafat’tır” diyerek dikkat çektiği ve önemini belirttiği Arafat vakfesinin sahih olabilmesi için hac ihramına girmiş olmak ve belirlenen süre içinde Arafat’ta bulunmak gerekiyor. Arafat’a sabah erken saatte gelen hacı adayları, burada sabah namazını kıldıktan sonra Kur`an okudu, tesbihat yaptı, duada bulundu. Arafat’ta bulunan Mescid-i Nemira Camii de Arafat için hazırlandı. Milyonlarca hacı adayı öğle ve ikindi namazlarını birleştirerek kıldı ve cem-i takdim etti. Müzdelife’de ise yatsı vaktinde akşam ile yatsı namazı birlikte kılınarak cem-i tehir yapıldı. Abbasiler döneminde yapılan cami, birçok kez elden geçirilerek günümüze kadar geldi. Son gelişmelerden sonra caminin ön bölümünün Arafat sınırlarının dışında, arka bölümünün ise Arafat sınırlarının içinde kaldığı belirtiliyor. Arafat’tan sonra Müzdelife ve Mina’ya geçen hacılar, Mina’da şeytan taşladı. Hacılar, bugünkü taşlamada 7 taş attı. Daha sonra Kabe’yi tavaf eden hacılar, kurban kesmelerinin ardından ihramdan çıktı.



“Arife gününde hac ihramıyla Arafat`ta bulunmak en büyük nimetlerden biridir”

Namazın ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu bir konuşma yaptı. Arafat’ın mahşerin bir temsili olduğunu ifade eden Bardakoğlu, makam, mevki, sosyal statü, ırk, renk ve cinsiyet ne olursa olsun hacca gelen bütün insanların, bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu belirtti. Hacda eşitlik ve kardeşlik ruhunun zirvede yaşandığı yerin Arafat olduğunu hatırlatan Bardakoğlu, burada yapılan duaların geri çevrilmeyeceğini söyledi. Bardakoğlu, yüce Allah’ın bu mekanlarda kullarını misafir ettiğini ve bağışladığını hatırlatarak, “Arife gününde hac ihramıyla Arafat`ta bulunmak en büyük nimetlerden biridir” dedi. Hac ibadetinde, bütün davranışların bir anlamı olduğunu belirten Bardakoğlu, Hz. Adem’in ilk tövbesinin burada kabul edildiğini ve Hz. Havva ile burada buluştuğunu hatırlattı. Prof. Bardakoğlu şöyle konuştu: `Mina’da cemerata taş atma, hayatın şeytani dürtülerine karşı bir kararlılık gösterisidir. Kurban, Allah sevgisinin bütün sevgilerin üstünde tutulması ve Allah’ın dışında neye malik olunursa, hepsinin Allah yolunda feda edilebileceğinin göstergesidir. Safa ile Merve arasındaki sa’y, anne sevgisi ve şefkatinin, Hz. Hacer validemiz hatırasında canlandırılmasıdır. Kabe’yi tavaf da, Yüce Yaratıcı’ya yürekten bağlılığı ve yalnızca ona yönelmeyi temsil etmektedir.” 

4 milyon kişi duada

Aralarında 130 bin Türk’ün bulunduğu 4 milyon kişi, “lebbeyk” (buyur) sesleri eşliğinde Arafat’ta vakfe vazifesini yerine getirdi. Haccın temeli sayılan Arafat’ta bir süre durmak, vakfe ibadetinin yerine gelmesine yetiyor. Kelime manası olarak “durmak” anlamına gelen vakfe’de, süresi içinde orada bulunamayanlar o sene hacca yetişememiş sayılıyor.

 

 
 
 

Mehmetçik adıyla vurgun

ankara haber

Antalya polisi, interaktif bankacılık yöntemini kullanan mudilerin şifrelerini kırarak hesaplarındaki paraları boşaltan bir çeteyi takibe aldı. 3 ay süren planlı çalışmada çete üyelerinin telefonları dinlendi, yasadışı faaliyetleri gizli kamera ile kayda alındı. İnteraktif banka dolandırıcılara Antalya merkezli, İstanbul, İzmir ve Uşak'ta eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Gölge adı verilen operasyonda ilkokul mezunu çete lideri Ahmet K, yardımcısı ve sevgilisi Neslihan E, Süleyman K., Hakan Ö., Mehmet E., Kutbeddin T., Altan E., Sedat E., Vedat E., Ferdi ı., Sezgin T. ve Ferhat Ç.'nin aralarında bulunduğu 14 kişi gözaltına alındı. Çeteye ait 4 bilgisayarda 50 bin kişiye ait MSN bilgisi ile 5 milyon YTL limitli 857 kişiye ait kullanıma hazır kredi kartı bilgisi ele geçti. Çetenin 2 ayda 2 milyon euro çaldığı tespit edildi.

SAHTE SİTE YAPTILAR

Çete üyelerinin birinin bilgisayarında ise TSK Mehmetçik Vakfı tarafından kullanılan resmi web sitesindeki bilgiler ve logoların birebir aynısının bulunduğu www.mehmetcikk.com adlı sahte site belirlendi. Çetenin Mehmetçik Vakfı'nın web sitesi sanarak giren ve online bağış yapmak isteyen hayırsever vatandaşların kredi kartı bilgilerini ele geçirmek istedikleri saptandı.

KURBAN BAYRAMI VURGUNU

Dolandırıcıların Kurban Bayramı öncesi kurban bağışı yapan vatandaşların kredi kartı bilgilerini ele geçirdikleri belirlendi. Bağışta bulunmak amacıyla vakfın web sayfasını öğrenmek için arama motoruna 'Mehmetçik' yazan vatandaşların karşısına çetenin kurduğu sitenin çıktığı anlaşıldı. Polisin uyarısı üzerine vakıf, sahte sitenin erişiminin engellenmesi için mahkeme kararı çıkarttı

 

 
 
 

Kızgın yağla yakıp 18 kez bıçakladı!

ankara haber

İnanılmaz olay İzmir Karabağlar'da önceki gün meydana geldi. 31 yaşındaki Metin G., sabah mutfağa giderek tavaya koyduğu yağı kızdırdı.

Daha sonra kendisini aldattığından şüphelendiği 29 yaşındaki eşi Aygül G'nin uyuduğu sırada üzerine döktü.

BIÇAKLA TESLİM OLDU

Ardından çığlık atarak uyanan eşini 18 yerinden bıçaklayarak evden kaçtı. Kasiyer olarak çalışan 2 çocuk annesini polisler hastaneye kaldırdı. Genç kadın hayati tehlikeyi henüz atlatamadı. Cani koca ise suç aleti bıçakla teslim oldu.

 

 
 
 

Tekne alabora oldu 4 ölü

ankara haber

Osmaniyeli işadamı Serdar Kılıç ile üç arkadaşının balık tutkusu faciayla sonuçlandı. Olay önceki gün meydana geldi. Eski Osmaniye Girişimci İşadamları Derneği Başkanı Serdar Kılıç ve arkadaşları Yılmaz Ayten, Temel Ayten ve Levent Dereli, balık tutmak için Hatay'ın Dörtyol ilçesine gitti. Arkadaşlar sahilde bulunan kendilerine ait tekne ile balık avına çıktı. Denize açıldıktan sonra geç saatlere kadar dönmeyen 4 arkadaşın aileleri, durumu polise bildirdi.

Lodos nedeniyle batmış
Kayıp 4 arkadaşı bulmak için kurtarma ve sahil güvenlik ekipleri seferber oldu. 3 sahil güvenlik botu ve bir helikopter ile yapılan çalışmalar sonucu 4 arkadaşın bulunduğu teknenin alabora olduğu belirlendi. Lodos nedeniyle alabora olan teknedeki 4 arkadaşın ise boğularak hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Arkadaşların cesetleri dün İskenderun sahili açıklarında bulundu. Olayı haber alan aileler sahilde gözyaşları içinde çalışmaları izledi.
 
 
 

Kazıdaki yeni silahlar

ankara haber

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Ankara Yenikent'teki Zir Vadisi'ndeki Ermeni Mezarlığının yanında bulunan boş bir evin bahçesinde yapılan kazıda çok sayıda mühimmat bulundu. Soruşturma kapsamında bir zanlının evinde çıkan bilgi ve belgeler doğrultusunda Ankara Emniyet Müdürülüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Yenikent'teki eski Zir Köyü yerleşim alanındaki bir evin bahçesinde arama çalışmaları başlatılmıştı.

Polis ekiplerinin kazma ve küreklerle yaptıkları çalışmada bir çukur içerisinde 30 el bombası, 9 sis bombası, 10 aydınlatma fişeği, 800'den fazla G-3 piyade tüfeği mermisi bulundu. El bombalarının bir kutu içerisindeki yumurta kartonuna dizili olduğu görüldü.

Diğer mühimmatlar da ambalajlar içerisinden çıkartıldı. Kazının yapıldığı alana giden yolda önlem alan Jandarma Trafik ekipleri basın mensuplarının bölgeye girişlerine izin vermezken, kazı alanında sadece TRT'nin görüntü almasına izin verildi. Bu arada Yenikent Belediyesinden iş makinesi istendi.

Kazı çalışmalarına iş makinelerinin de katılmasıyla devam ediliyor. Kazı yapılan yerin 1960 yılı öncesine kadar Zir köyü olarak bilinen bir yerleşim yeri olduğu, daha sonra köyün yerinin değişmesiyle boşaldığı öğrenildi.