| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
film izle - Sinema izle - Pc ps3 xbox wii oyunları - Klip izle

Ankara Haber | Ankarahaber

ankara haber, son dakika ankara haber,haber, ankara,son dakika

49 "istanbul haber" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"istanbul haber" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 

Soluduğumuz havadaki gizli düşman

ankara haber

Polenlerin aksine soluduğumuz havada tüm yıl boyunca bulunan küf alerjisinden korunmak için nemli ortamlardan uzak durun. Evinizin yerlerini ıslak bırakmayın...

İçinde bulunduğumuz kış mevsiminin şu ilk günlerinde, allerjik göz hastalıklarından saman nezlesine, cilt alerjilerinden astım ve allerjik zatüreye kadar pek çok allerjik hastalığa bağlı şikayetlerin artış göstermesinde, soluduğumuz havadaki küflerin çok önemli rolleri vardır.

KÜF NEDİR?

Küfler, sıcak, rutubetli ve karanlık ortamlarda üreyen bir mantar türüdür. Alerjik hastalıklara, küflerin spor ismi verilen ve solunum havasına karışan küçük tanecikleri neden olurlar. Her küfün daha çok ürediği bir mevsimi vardır, ama alerji yaratan küflerin bir çoğu sonbaharın ilk günlerinde daha çok üremektedirler. Küfler doğada çok bol bulunur.

Toprakta, saman, tohum, hububat ve ağaçlarda çok miktarda küf vardır. Küfler güneş görmeyen yerlerde daha iyi ürerler. Küfler, polenlerin aksine soluduğumuz havada tüm yıl boyunca bulunurlar. Sadece kar toprağı tamamen kapladığı zaman havada küf bulunmaz.

Küfler evlerimizde çöp kaplarında, banyolarda, bulaşıkta, kirli ve ıslak çamaşırda, halılarda, şilte ve yastıklarda, bodrum ve tavan arası gibi karanlık ortamlarda çokturlar. Son yıllarda yaşama stilimizdeki değişiklikler (daha etkili izolasyon, banyo ve duşların daha çok kullanılması, yeni yemek pişirme yöntemleri, evlerin iyi havalanmaması...) evlerdeki nemliliği artırarak küflerin çoğalmalarını kolaylaştırdı.

Binlerce türleri olan küflerin sadece bazıları allerjiye neden olurlar. Bunlar içinde en iyi tanınanları aspergillus, cladosporium, alternaria, mukor ve penicillum’dur. Yiyeceklerdeki küfler, örneğin beyaz peynirdeki mavi-yeşil küflenme çok nadiren bir allerjik reaksiyona yol açabilir.

KÜF ALERJiSi NASIL ANLAŞILIR?

Küf allerjisinin saptanmasında başlıca iki yöntem var. Bunlardan en basit ve kolay olanı allerjik deri testleri. Bu yöntemde, kişinin ön kolunun iç yüzüne küflere ait allerjenler damlatılarak deri küçük bir iğne ile çizilir. Alerjisi olan kişilerde 20 dakika içinde o noktalarda kızarma ve kabarma oluşur. Diğer yöntem ise, kanda küflere karşı oluşan IgE sınıfı antikorları ölçülmesine dayanır.

Hayatınızı kolaylaştıracak önlemler

Ev dışındaki önlemler:

Nemli ortamlardan ve ağaçlıklı yerlerden uzak durmalı

Ahır, kümes.. gibi kapalı ve havasız yerlere girmemeli

Çayır, çimen biçmek, tırmık yapmak... gibi işlerden kaçınmalı Ev içindeki önlemler:

Evlerdeki rutubet ve ıslaklık azaltılmalıdır. Bunun için merkezi air-condition sistemleri en uygun yöntemdir.

Çıplak zeminler tercih edilmeli. Islak halı ve kilimler küflerin üremesi için ideal ortamlardır. Nemli duvar kağıtlına da dikkat edilmeli.

Evdeki saksı çiçekleri de küfler için uygun üreme alanları olduğu için, yatak odalarında ve hatta evin hiçbir yerinde saksı bulunmamalıdır.

Herkes uyurken az veya çok terlediğinden yastıklar ıslanır ve özellikle de köpük kauçuk yastıklarda küfler üreyebilir. Yastık ve yatak şiltelerinin özel bir kılıfla kaplanması yararlı olur.

Nemli duvarların seyreltilmiş çamaşır suyu veya muriatik asitle yıkanması küf üremesini engelleyebilir.

Banyo küveti, lavabo, duş ve tuvaletler hiç ıslak ve kirli bırakılmamalıdır.

Mutfaktaki buhara karşı havayı dışarı çeken aspiratörler çok uygundur.

Çöpler dışarıda kalmamalı, plastik bir torbada kapalı olarak tutulmalıdır.


 

 
 
 

En popüler kan dindirici bitki

ankara haber

Açelya çayı, en popüler kan dindirici bitkilerden biridir. Mide ağrılarında, mayasıl, ülser, gastrit gibi hastalıklarda mide ve basur kanamalarında, ayrıca yara ve burun kanamalarında kullanılır. Dişeti iltihabında gargara şeklinde kullanılır. Geride kalan tortuları yara, şişlik ve mayasıl üzerinde konursa tedavi edici güce sahiptir. Kaynatılan aynı poşet egzama gibi yaralar üzerinde sürülürse faydalıdır.

 

 
 
 

'Anlayış geliştirilmeden cinsiyet ayrımcılığı bitmez'

ankara haber

Heinrich Böll Vakfı'nın Uluslararası "Din ve Demokrasi" Paneli'nde konuşan Başkent Kadın Platformu temsilcisi Hidayet Tuksal, "Başörtülü kadınlar, partileri, eşleri ve yaşadıkları çevre tarafından terk edildiler. Bu sadece başörtülülerin sorunu haline geldi. AKP bir sorumluluk alamadı. Bakalım CHP bir şeyler yapabilecek mi?" dedi.

Taksim Larespark Hotel’de dün (29 Kasım) gerçekleşen "Dönüşüm geçiren dinler" başlıklı oturumda konuşan Tuksal, İslam'da reformun yüzyıllık bir mesele olduğunu, bu tartışmaların daha ziyade Müslüman insanların gündemine gelmesinin daha çok siyasi ve ekonomik yenilgilere rastladığını ifade ederek, bunun gerilim kaynağı oluşturduğunu söyledi.

Tuksal: İlahiyatçı İslam'da reforma inanmıyor

Geçmişte reform çağrıları yapan Abdullah Cevdet gibi insanların hayatlarının dışlanmayla geçirdiklerini söyleyen Tuksal, 2004 yılında Milliyet gazetesinin yer verdiği üç günlük "İslam'da reform olur mu?" dizisine atıf yaparak, gazeteye görüş bildiren İlahiyatçıların buna ihtiyaç olmadığı görüşünde birleştiğini, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun da, "Dinde reform olmaz, dindarlıkta reform olur" dediğini anımsattı.

Tuksal, bugüne kadar reform olarak getirilen çözümlerin de hep pratik ve pragmatik olduğunu, buna örnek olarak faiz karşıtlığına getirilen ancak başka bir faiz mantığı yerleştiren uygulamayı gösterdi.

"Başörtüsüzlerin başörtülülerin haklarını savunmaması çelişki"

Fethullah Gülen'in şiddet gören kadınlara verdiği "fetva"yı, bu anlamda bir ilk olması ve kadınların şiddete sabretmesini bir zulüm olarak göstermesi bakımından önemli bulan Tuksal, kadınları bir ölçüde ferahlatan, erkekleri de şaşırtan bu mesajın, sorunu çözmediğini, "Tüm dünyada kadını hiyerarşiye sokan ve güçsüzleştiren bir genel etki var. Kaldı ki erkekleri, kadınları gerektiğinde dövebilecek reis olarak gören bir ayet var" sözleriyle açıkladı.

Başörtüsüz kadınların, bir gün kendilerini başörtü takmaya zorlanacakları korkusuyla başörtülü kadınların demokratik haklarını savunmaya yanaşmamalarını "çelişki" olarak gören Tuksal, "Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılmamasında dini algının geliştirilmemesinin rolü var. Tesettür meselesi bir saç fetişizmi halini aldı" diye konuştu.

Martin Protestanlığı anlattı

Britanya'daki Londra İktisadi ve Siyasal Bilimler Okulu'ndan David Martin de, Protestanlığın reformla ilişkilerini irdelediği konuşmasında, dinin ister istemez biçimlendirme ve biçimlenme yönü bulunduğunu, 17. yüzyılda Protestan Amsterdam’ında, inanç ve ticari disiplini birleştiren bir toplum olarak zamanla ister istemez varsıl bir düzen yaratıldığını ifade etti.

Martin, “Bu paradoksal potansiyelin zamanla göstereceği etkileri, onu uygulayanlarca tam olarak kestiremezler. Protestanlar, sadece din içerisinde değil, ticarette de rekabeti canlandırdılar” diye konuştu.

 

 
 
 

Osmanlı'nın karşılıksız Hac hizmeti

ankara haber

Eskiden hac yolculuğu 9 ay sürerdi

Maddi durumu uygun olan her Müslüman'a farz olan hac vazifesi günümüzde çok rahat bir şekilde yerine getiriliyor. Eskiden hac yolculuğu tehlikeler altında dokuz ay sürerdi.

Yavuz Sultan Selim'in 1516-1517'de Suriye ve Mısır'ı fethiyle birlikte Hicaz bölgesi de Osmanlı hakimiyeti altına girdi. "Hadimü'l-Haremeyni'ş- Şerifeyn" yani Mekke ve Medine'nin hizmetkârı unvanını alan Osmanlı padişahları bütün İslâm dünyasını ilgilendiren hac organizasyonunu da yüklendiler.

AYLARCA SÜREN KUTSAL YOLCULUK

İstanbul'dan hacca, kara veya deniz yolu ile gidilirdi. Hac yolculuğu o dönemlerde oldukça meşakkatli ve uzun sürmekteydi. İstanbul'dan hacca gidiş-dönüş yaklaşık dokuz ay sürmekte olup, birsürü tehlike altında gerçekleşirdi. Hacılar bazen müstakil yolculuk yapmaktaysalar da, genellikle büyük kervanlarla ulaşım sağlanırdı.

Üsküdar'dan törenle hareket eden hac kervanları, yaklaşık iki ayda Kahire veya Şam'a varırlardı. Bu iki şehirde hazırlanan, 40-50 bin kişiden oluşan hac kervanları Emir-i Hac adı verilen görevlinin idaresinde ve askeri birliklerin koruması altında Haremeyn'e hareket ederdi. Suraiya Faroqhi, "Hacılar ve Sultanlar" isimli kitabında Osmanlı döneminde hac yolculuğunu ve Haremeyn'in idaresini teferruatlı olarak anlatır.

HACILARIN GÜVENLiĞi

Osmanlı padişahlarının en önemli görevlerinden birisi, yolculuk esnasında hacıların güvenliğini sağlamaktı. Kervanların yol boyunca güvenliğini sağlamak için askeri tedbirler yeterli olmadığından, bedevilere hac kervanlarına saldırmamaları için surre adı verilen para dağıtılırdı. Çölde eşkıyalık yapan bedevilere hediyeler verilmek suretiyle, fazla bir kuvvet bulundurulmadan hac yolu emniyeti ve Osmanlı İmparatorluğu'nun o topraklardaki meşruiyeti sağlanmıştır.

Yolculuk esnasındaki en önemli meselelerden birisi de, kervanlara yeterli sayıda deve temin edebilmekti. Çeşitli Arap kabilelerinden develer kiralanır veya satın alınırdı. Üçüncü Murad zamanında Şam kervanının deve ihtiyacını karşılamak için bir vakıf bile kurulmuştu. Her hacı adayı kendi ihtiyacını kendisi karşılamakla yükümlü iken, fakir olanlara devlet yardım ederdi.

Kervanda görevli asker ve memurların da ihtiyaçları devlet hazinesinden karşılanırdı. Fakir hacılara her mola yerinde padişah adına sıcak yemek verilir, nakit ihtiyacı olanlara para dağıtılırdı. Güçsüz hacıları taşımak için deve tahsis edilirdi. Fakir hacıların ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş vakıflar vardı. Fakir hacılar önceleri devlet eliyle Haremeyn'- deki hanlara yerleştirilirdi. İkinci Abdülhamid döneminde ise Mekke'de bulunan fakir hacılar için büyük bir misafirhâne inşa ettirildi.

BÜYÜK TÖRENLER

Hacdan dönüş yolculukları da kervanla olurdu. Dönüş yolculuğu için gerekli olan yiyecek, mola yerlerini korumak için yapılmış kalelerde saklanırdı. Hac kervanları çok renkli olurdu. Kervanla beraber giden kahveci, şerbetçi esnafı hacı kafilesinin önüne geçerek, çalı çırpı ile ateş yakarak seyyar dükkânlarını açarlardı. Hacı kervanındaki ehl-i keyfler, at, katır ve develerinden inerek, kahve ve şerbetlerini içerlerdi.

Hacı adaylarının hac görevlerini rahatça yerine getirdiklerine dair İstanbul'a müjdeciler gelir, ayrıca Mekke şerifi de durumu beyan eden bir mektubu padişaha gönderirdi. Hacıların karşılanışları da yolculuğa çıkışları gibi büyük törenlerle olurdu.

Hac için 400 bin altın

Osmanlı İmparatorluğu hac organizasyonu için her yıl yaklaşık olarak 400 bin altın civarında bir para harcardı. Bu miktar imparatorluğun büyük bir savaşta harcadığı miktarın yarısından fazladır. Üstelik Cidde'den elde edilen az miktardaki gümrük geliri haricinde Haremeyn bölgesinden Osmanlı hazinesine başka bir gelir de girmemekteydi.


 

 
 
 

Mutafyan lavla Balkız bombayla

ankara haber

İbrahim Şahin'in planlarında Ermeni Patriği Mutafyan'ın lav silahıyla, Alevi-Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız'ın bombayla vurulacağı yazılı.

Ergenekon'a yönelik 10. dalga operasyonunda tutuklanan eski Özel Harekatçı İbrahim Şahin ve ekibinin suikast şifreleri polis tarafından çözüldü. İddiaya göre Şahin, Alevi derneklerinin önde gelen isimleri ile Ermeni cemaati liderlerini öldürmeyi planlıyordu.

Korkunç plan engellendi
Şahin'in listesindeki isimler arasında Ermeni Patriği Mutafyan, Sivas Ermeni Cemaati lideri Minas Durmazgüler, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız ve Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan da vardı. Şahin, Mutafyan'ı lav silahıyla, Ali Balkız'ı bombayla öldürecekti.

Kazı sırası mezarlığa geldi
Firari Yarbay Mustafa Dönmez'in evinde bulunan kroki üzerine Sincan Yenikent Mezarlığı kazıldı. Kazı çalışmasına Cinayet Masası ekiplerinin de katıldığı öğrenildi.

Kişiye özel suikast

'10. dalga'yı başlatan, Şahin ve ekibinin suikast planlarıydı. Örgütün tüm şifrelerini çözen polis, Mutafyan'ın lav silahıyla, Ali Balkız'ın bombayla öldürüleceğini anladı.


Ergenekon operasyonunda tutuklanan eski Özel Harekat Daire Başkanvekili İbrahim Şahin ve ekibinin suikast planlarını, polis önledi. İddiaya göre Şahin, aralarında Türk Ermeni Cemaat lideri Mesrob Mutafyan ile Sivas Ermeni Cemaat lideri Minas Durmazgüler, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Kazım Genç ile Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan'ın da bulunduğu 12 kişilik bir liste hazırladı. 9'uncu dalgada örgütün üst düzey yöneticilerini belirleyen polis, bu isimlere takip başlattı. Bunlardan biri de Şahin'di.

SMS şifresi: Esintili günler
Ayrıca örgüte bir ajan yerleştirildi. Böylece polis, tüm eylemlerden haberdar oldu. Bu takiplerde, örgüt yönetimindeki isimlerin Şahin'le direk irtibata geçtiği, şifreli konuşmalar yaptığı belirlendi. Dedektifler, şifreleri çözünce sabotaj ve suikast talimatlarını da çözmüş oldu. Hemen ardından listedeki isimlere koruma verildi. Şahin'in evindeki krokilerin de şifresini çözen polis, Mutafyan'ı lav silahıyla, Balkız'ı bombayla vuracaklarını belirledi. Suikast timlerinin, eylemeleri aynı gün gerçekleştirerek ortadan kaybolacağı ileri sürüldü. Birbirleri ile irtibata geçmeyecek olan bu timlere, cep telefonlarına gönderilen "Esintili günler" yazılı SMS'lerle suikastların startının verileceği iddia edildi.

 
 
 

Mahmut Övür'den ŞOK İDDİALAR

ankara haber

Sıra siyasette

Susurluk kilidini açan, Bedrettin Dalan'a yönelik operasyonu ilk yazan gazeteci Mahmut Övür, yeni bir iddiada daha bulundu. Övür, Ergenekon'un 11. operasyonunun politikacıları ve gazetecileri hedef alacağını söyledi. Övür'e göre 90'ların 2. yarısı ile 2000'li yılların başlarında etkin olan politikacılar yanacak.

Siyaset de dalgalanacak!

Gazeteci Mahmut Övür'ür iddiasına göre, Ergenekon'un 11'inci dalgası, siyaset, medya ve bir Genelkurmay Başkanı'nı vuracak.

Ergenekon'un son dalgası ülkeyi sarstı ama daha çok dalga olacak gibi görünüyor! Susurluk kilidini açan, Bedrettin Dalan'a yönelik operasyonu ilk yazan gazeteci Mahmut Övür'ün iddiaları, Türkiye'nin Ergenekon'u daha çok konuşacağını gösteriyor. Övür, "Ergenekon'da 11. operasyon çok yakında olacak. Bu operasyon 90'lı yılların ikinci yarısında ve 2000'li yılların başında etkin olan politikacılara ve medyaya yönelik olacak" diyor.

'MİT'e kadar uzanacak'
Övür'e göre, emekli askerlere bugüne kadarkinden çok daha etkin bir operasyon yapılacak. Ayrıca Genelkurmay Başkanlığı yapmış bir isim de bu operasyonda yer alacak. Yine Övür'ün tezine göre, MİT'in sivil Ergenekoncu kadrolarına da dokunulacak. Çünkü MİT'de çok sert ve sağlam bir Ergenekoncu kanat var.

 

 
 
 

Kazıdaki yeni silahlar

ankara haber

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Ankara Yenikent'teki Zir Vadisi'ndeki Ermeni Mezarlığının yanında bulunan boş bir evin bahçesinde yapılan kazıda çok sayıda mühimmat bulundu. Soruşturma kapsamında bir zanlının evinde çıkan bilgi ve belgeler doğrultusunda Ankara Emniyet Müdürülüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Yenikent'teki eski Zir Köyü yerleşim alanındaki bir evin bahçesinde arama çalışmaları başlatılmıştı.

Polis ekiplerinin kazma ve küreklerle yaptıkları çalışmada bir çukur içerisinde 30 el bombası, 9 sis bombası, 10 aydınlatma fişeği, 800'den fazla G-3 piyade tüfeği mermisi bulundu. El bombalarının bir kutu içerisindeki yumurta kartonuna dizili olduğu görüldü.

Diğer mühimmatlar da ambalajlar içerisinden çıkartıldı. Kazının yapıldığı alana giden yolda önlem alan Jandarma Trafik ekipleri basın mensuplarının bölgeye girişlerine izin vermezken, kazı alanında sadece TRT'nin görüntü almasına izin verildi. Bu arada Yenikent Belediyesinden iş makinesi istendi.

Kazı çalışmalarına iş makinelerinin de katılmasıyla devam ediliyor. Kazı yapılan yerin 1960 yılı öncesine kadar Zir köyü olarak bilinen bir yerleşim yeri olduğu, daha sonra köyün yerinin değişmesiyle boşaldığı öğrenildi.
 
 
 

89 euroya yurt dışı tatili

ankara haber

Tatil talebini sömestr döneminde canlandırmak isteyen turizmciler, fiyatları indirdi. Kahire'ye 99, Prag'a 89 euroya gitmek mümkün.

Kriz nedeniyle Kurban Bayramı ve yılbaşından umduğu tatil talebini bulamayan turizmciler, çareyi sömestr için tur fiyatlarını düşürmekte buldu. Sömestr tatilinde Kahire'ye 99, Prag'a 89-99 eurodan başlayan fiyatlarla gitmek mümkün. Ancak, vatandaşların tur bütçesini hesaplarken, vize harçları, alan vergileri, turlardaki ekstra geziler ile tur kapsamına dahil olmayan yiyecek ve içecek gibi ilave harcama kalemlerini de dikkate alması gerekiyor. Etstur Yurt Dışı Turlar Müdürü Cenk Okumuş, tur taleplerinin geçen yılki sömestr dönemine göre düşüş gösterdiğini söyledi. Okumuş, "Tek çare, ucuz fiyatlarla insanları cezbetmek" dedi.

'İndirimler yansıtıldı'
Prontotour Pazarlama Müdürü Sarp Özkar, geçen yıla göre yurt dışı tur pazarında yüzde 50'ye varan bir daralma olduğunu kaydetti. Özkar, yurt dışı tur paketlerinde, bazı otobüs, otel ve uçak firmalarından aldıkları yüzde 20 indirimleri fiyatlara yansıttıklarını belirtti.

 
 
 

Neden askere teslim oldu?

ankara haber

Dönmez'in, soruşturmayı yürüten yetkililere teslim edilmeden önce askeri cezaevine konulmasındaki kritik şüphe...

Adapazarı'ndaki evinde çok sayıda bomba ve mühimmat ele geçirilen ve polise telefonda 'teslim olmaya geliyorum' diyerek kayıplara karışan Yarbay Mustafa Dönmez askeri yetkililere teslim oldu.

Ergenekon operasyonu kapsamında aranan Yarbay Dönmez, Ergenekon soruşturmasını yürüten polislere teslim edilmeden önce Askeri Cezaevi'ne konuldu. Dönmez'in polise verilmeden önce askeri hakimin önüne çıkartılacağı da bildirildi.

Gerekçe olarak ise Yarbay Mustafa Dönmez'in başka bir suçtan arandığı için Ankara Mamak Askeri Cezaevi'ne konulduğu ve askeri hakimin karşısına çıkartılacağı söylendi.

Bu gerekçe kamuoyunda şu şüpheleri uyandırdı:

Madem Yarbay Dönmez başka bir suçtan aranıyordu o zaman bugüne kadar neden hakkında herhangi bir işlem yapılmadı? Taki Ergenekon kapsamında hakkında yakalama emri çıkarılana kadar...

Dönmez'in askeri bir suçtan tutuklanıp geç teslim edilmesinden endişe ediliyor.

 

 
 
 

Jandarma sözleşmeli personel alacak

ankara haber

Jandarma Genel Komutanlığı, sözleşmeli subay ve sözleşmeli bayan astsubay alacak. Adaylar, başvurularını 1 Şubat-1 Nisan arasında yapabilecek.

Jandarma muhabere, istihkam, ordudonatım, levazım, maliye, mühendislik (elektronik), mühendis (bilgi sistemleri) sınıfları için erkek adaylar, diş tabibi, eczacı ve öğretmen (hukuk) sınıfları için ise erkek ve bayan adaylar başvurabilecek. Lisans programlarından mezun olanların 27 yaşını (1 Şubat 1982 ve sonra doğanlar), lisansüstü öğrenimini tamamlamış olanların ise 32 yaşını (1 Şubat 1977 ve sonra doğanlar) doldurmamış olması gerekiyor. Başvurular için herhangi bir kılavuz, form gibi doküman dağıtımı yapılmazken, adaylar, www.jandarma.tsk.tr internet adresinden müracaat edecek. Başvurusu kabul edilerek aday kaydı yapılanların isimleri ile sınav tarihleri ve yerlerine ilişkin bilgiler 20 Nisandan itibaren aynı internet adresinden duyurulacak. Sınavlar, yazılı, ön sağlık muayene ve fiziki kabiliyet değerlendirme testi ve mülakat şeklinde üç aşamalı yapılacak. Yazılı sınav, 16 Mayısta Ankara`da gerçekleştirilecek. Adaylar, sağlık ve fiziki kabiliyet değerlendirme testlerine ise 30 Mayısta Beytepe`deki Jandarma Okullar Komutanlığı`nda alınacak. Mülakatlar 2-3 Haziranda Anıttepe`deki Korgeneral Naci Tınaz Kışlası`nda yapılacak.

SÖZLEŞMELİ ASTSUBAY ALIMI

Sözleşmeli astsubaylık için başvuracak bayan adayların ise 24 yaşını (1 Şubat 1985 ve sonra doğanlar) olması gerekiyor. 17 Mayısta Ankara`da sınava alınacak olan adaylar, 31 Mayısta Jandarma Okullar Komutanlığı`nda ön sağlık muayene ve fiziki kabiliyet testlerine, 4-5 Haziranda da Korgeneral Naci Tınaz Kışlası`nda mülakat sınavına tabi tutulacak.